“Bu boncuklar gerçekten elde mi yapılıyor?” sorusunu sık duyuyoruz. Cevap evet: atölyemizden çıkan her boncuk bir ustanın elinde, yaklaşık bir dakika ile on dakika arasında şekillenir. Bu yazıda o birkaç dakikanın içinde neler olduğunu anlatıyoruz.
1. Renk ve cam seçimi
Her şey ince cam çubuklarla başlar. Farklı renkteki camlar farklı sıcaklıklarda erir ve soğurken farklı oranda büzülür. Bu yüzden aynı boncukta kullanılacak renklerin birbiriyle “uyumlu” olması gerekir; aksi halde boncuk soğurken çatlar. Ustalığın ilk adımı, hangi camın hangisiyle çalışacağını bilmektir.
2. Alevde sarma
Cam çubuk yaklaşık 1000 °C’lik bir alevde bal kıvamına gelene kadar ısıtılır. Ardından boncuk deliğini oluşturacak ince metal çubuğa (mandrel) yavaş yavaş sarılır. Usta mandreli sürekli çevirerek boncuğun yuvarlak ve dengeli kalmasını sağlar. Yer çekimi burada hem dost hem düşmandır: bir an dikkatsizlik boncuğun bir yana sarkmasına yol açar.
3. Desen işleme
Benekler, dalgalar ve nazar gözü bu aşamada eklenir. İnce renkli cam iplikler sıcak boncuğun yüzeyine noktalar hâlinde bırakılır, sonra yeniden ısıtılarak gövdeyle bütünleşir. Nazar gözü için lacivert gövdenin üzerine sırasıyla beyaz, açık mavi ve siyah katmanlar konur.
4. Tavlama: görünmeyen ama en önemli adım
Alevden çıkan boncuğun içi ile dışı farklı hızlarda soğur. Bu fark camın içinde gerilim yaratır ve aylar sonra bile çatlamaya neden olabilir. Bu yüzden boncuklar kontrollü bir fırında saatlerce bekletilip yavaşça soğutulur. Tavlanmış bir boncuk, tavlanmamış olana göre çok daha dayanıklıdır.
5. Temizlik ve dizim
Soğuyan boncuklar mandrelden çıkarılır, deliklerindeki ayırıcı kalıntılar temizlenir ve her biri tek tek kontrol edilir. Ardından sizin seçtiğiniz ip ya da zincire dizilir, kilit ve bitiş parçaları takılır.
Neden iki boncuk aynı olmaz?
Alevin sıcaklığı, camın kıvamı ve ustanın elinin ritmi her seferinde biraz değişir. Bu küçük farklılıklar kusur değil, el yapımı olmanın imzasıdır. Koleksiyonumuzdaki her parçayı bu yüzden “tek” olarak görüyoruz.

